Atlantik Grup Genel Müdürü İbrahim Turan, firmanın sitesinde yayımladığı yazıda free cooling (serbest soğutma) sistemli soğutma gruplarının çalışma prensibini ve enerji tasarrufu potansiyelini ele aldı.
Turan'a göre veri merkezleri, hastaneler, AVM'ler ve endüstriyel proses tesisleri yalnızca yazın değil, kışın ve geçiş mevsimlerinde de kesintisiz soğutmaya ihtiyaç duyuyor. Dış hava sıcaklığı gereken soğutma suyu sıcaklığının altına indiğinde, kompresörler çalıştırılmadan dış havanın serinliğinden yararlanılıyor; bu yönteme free cooling deniyor.
Üç aşamalı çalışma mantığı
Yazıya göre free cooling modüllü bir soğutma grubunda mikroişlemci kontrol paneli, dış hava sıcaklığına bakarak sistemi üç modda otomatik yönetiyor:
- Standart kompresörlü soğutma (yaz modu): Dış hava sıcaklığı dönüş suyu sıcaklığından yüksekse su doğrudan evaporatörde soğutuluyor, serbest soğutma devre dışı kalıyor.
- Kısmi free cooling (geçiş mevsimi): Dış hava sıcaklığı dönüş suyu sıcaklığının 2-3 °C altına indiğinde üç yollu vana açılıyor. Su önce dış hava bataryasında ön soğutmadan geçiyor, kompresörler yalnızca eksik yükü düşük kapasitede tamamlıyor. Yazıda bu modda %40-50 enerji tasarrufu belirtiliyor.
- Tam free cooling (kış modu): Dış hava sıcaklığı istenen soğuk su sıcaklığının altına düştüğünde kompresörler tamamen duruyor, tüm yükü yalnızca fanlar karşılıyor. Yazıya göre tasarruf %75-85 düzeyinde.
Glikolsüz sistem seçeneği
Kış aylarında dış ortamdaki donma riskine karşı sisteme %30 oranında etilen glikol katmak yaygın bir uygulama. Bina içi tesisatta glikol istenmeyen projelerde ise araya ara plakalı bir ısı değiştirici (Free Cooling Heat Exchanger) yerleştiriliyor. Böylece glikollü devre dış ünitede izole kalıyor, bina içine saf su gönderiliyor.
Enerji tasarrufu oranları firmanın yazısında verilen değerler olup proje koşullarına göre değişebilir. Yazı, 7/24 soğutma yükü olan tesisler için serbest soğutmanın kompresör çalışma süresini azaltma yöntemi olarak öne çıktığını gösteriyor.