Systemair Türkiye, Dilovası fabrikasında kurduğu 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santraliyle tesisin elektrik ihtiyacının tamamını kendisi üretiyor. Şirketin açıklamasına göre santral, yılda yaklaşık 1.050 ton karbon emisyonunun önüne geçiyor.
Açıklama, Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) 1 Ocak 2026'da kalıcı döneme geçmesinin ardından geldi. Düzenleme, çelik ve alüminyum gibi girdilerin karbon yükünü maliyete dönüştürüyor. Bu girdileri yoğun kullanan iklimlendirme ve havalandırma üreticileri de ürünlerindeki gömülü karbonu izlenebilir biçimde raporlamak zorunda.
Tedarik zincirinde emisyon verisi
Systemair Türkiye Fabrika Direktörü Uğur Muslu, SKDM'nin bugün ürünleri doğrudan değil, çelik ve alüminyum gibi temel girdileri kapsadığını söyledi. Muslu'ya göre maliyet ve tedarik zinciri etkisi şimdiden hissediliyor. Şirket şu an tedarikçilerinin yüzde 25'inden ürün bazlı emisyon verisi alıyor. Muslu, güvenilir emisyon verisinin alınıp doğrulanmasını ve satın alma ile maliyetlendirme süreçlerine yansıtılmasını bu dönemde rekabetin ön koşulu olarak tanımladı.
EPD ve LCA çalışmaları
Muslu'nun anlattığına göre şirket, Dilovası fabrikasında ve küresel tesislerinde ürettiği klima santralleri ile havalandırma ekipmanları için Çevresel Ürün Beyanı (EPD) ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) süreçlerini tamamladı ve müşterilerine doğrulanmış emisyon verisi sunuyor. Şirket ayrıca ihracatçı müşterilerinin karbon raporlaması için ürün bazlı emisyon hesaplarına destek veriyor.
Ürün tarafında düşük Küresel Isınma Potansiyeli'ne (GWP) sahip soğutucu akışkanlar önceliklendiriliyor. Yüksek verimli EC motorları, ısı geri kazanım eşanjörleri ve akıllı otomasyon sistemleri ürünlerde standart hale getiriliyor. Şirket, üretim ve operasyon merkezlerinin LEED Gold bina standartlarına göre tasarlanıp işletildiğini belirtiyor.
2030 hedefi
Muslu, şirketin 2026 yılına göre 2030'a kadar üretim kaynaklı karbon yoğunluğunu yüzde 30 azaltmayı hedeflediğini açıkladı. Ürün ve tedarikçi bazlı karbon verisi, satın alma ve yatırım kararlarının merkezine konacak. SKDM'nin kapsamı genişledikçe şirket sistemlerini güncelleyecek.
İhracat yapan HVAC üreticileri için ürün bazlı doğrulanmış karbon verisi, AB pazarında giderek daha fazla önem kazanan bir başlık olarak öne çıkıyor.