BOTAŞ, 21-23 Ekim tarihlerinde Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta düzenlenen 31. Oil & Gas of Turkmenistan 2026 (OGT 2026) Konferansı'na katıldı. BOTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Abdulvahit Fidan, konferansta konuşmacı olarak yer aldı.
Kurumun açıklamasına göre Fidan, Türkmen gazının geçen yıl Türkiye'ye ilk kez ulaştırılmasının yeni fırsatlar sunduğunu belirtti. Amaçlarının bu adımı daha güçlü ve uzun vadeli bir ortaklığa dönüştürmek olduğunu söyleyen Fidan, Türkmen gazının Trans-Hazar boru hattı üzerinden Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya ulaştırılmasının stratejik bir hedef olarak korunduğunu ifade etti.
LNG ve depolama hedefleri
Fidan'a göre Türkiye'de üçü FSRU (yüzer depolama ve gazlaştırma ünitesi), ikisi kara terminali olmak üzere beş LNG ithalat tesisi bulunuyor. İki yeni FSRU terminaliyle günlük toplam kapasitenin 200 milyon metreküpün üzerine çıkarılması hedefleniyor.
Yer altı doğal gaz depolama kapasitesi şu an 6,3 milyar metreküp. Fidan, genişletme projeleriyle bu kapasitenin 2032'ye kadar 14 milyar metreküpe çıkarılmasının planlandığını söyledi. Sakarya Gaz Sahası'nda ise 2028'e kadar günlük 40 milyon metreküp üretime ulaşılması hedefleniyor.
Ticaret ağı ve yeni anlaşmalar
BOTAŞ'ın 6 kıtada, 39 ülkede ve 50'den fazla şirketle ticaret faaliyeti yürüttüğünü belirten Fidan, bu ağın tedarik kaynaklarını ve rotalarını çeşitlendirdiğini, değişen piyasa koşullarına karşı esneklik sağladığını söyledi.
Son bir yılda portföye, teslimatları 2027 ve 2028'de başlayacak yeni uzun vadeli LNG anlaşmaları eklendi. Fidan ayrıca Haziran 2026'da Azerbaycan'ın Abşeron sahasından doğal gaz tedarikine ilişkin anlaşma sağlandığını, bu kapsamda 2029'dan itibaren 15 yıl boyunca Türkiye'ye toplam 33 milyar metreküp gaz akışının öngörüldüğünü dile getirdi.
Görüşmeler
Fidan, Genel Müdür Yardımcısı Mithat Aydın ve Doğal Gaz Alım ve İhracat Daire Başkan Yardımcısı Mehtap Bolat'tan oluşan BOTAŞ heyeti, konferans kapsamında başta Türkmengaz üst yönetimi olmak üzere çeşitli şirket temsilcileriyle görüştü.
Doğal gaz, Türkiye'de konut ve bina ısıtmasında yaygın kullanılan yakıt olduğundan, arz güvenliği ve depolama kapasitesine ilişkin hedefler ısıtma sektörünü de yakından ilgilendiriyor.